16 Ekim 2021 Cumartesi

Dedem, annem, ben

 Son yazımın üzerinden tam bir sene geçmiş. Buraya bir şeyler yazmayı özledim mi? Hayır.

En büyük çıkmazlarımda yazıyorum. Lafı uzatmayacağım, dedem öldü. Bu beni neden bu kadar sarstı? Dedemi zihnimde kaç kez öldürüp dirilttim? Bunu sadece meraktan yaptım, acaba üzülür müyüm dedem ölse, diye düşündüm. Üzülürmüşüm. Çok değil herhalde derdim önceleri, ne kadar şey paylaştık ki bu kadar üzüleyim. 

Ölüm inanılmaz. Ölüm buz gibi bir his. Dişlerimi sıkıyorum bunları yazarken, düşünmekte çok zorlandığım zamanlar dişlerimi sıkarım, çok üzüldüğümde dişlerimi sıkarım. Sanki dedem ölmedi de bambaşka bir şey oldu. Ne oldu bilmiyorum, anlam yükleyemiyorum. 

Annem... Canımı verecek kadar çok seviyorum. Hayatta gördüğüm en güçlü insanlardan. Böyle yıkılışını izlemek, sürekli karnıma tekme yiyormuşum hissi veriyor. Ben buraya dertlerim olduğunda yazıyorum ya, gerçekten dertsiz bir yıl geçirmedim. Kaos içinde boğulduğum bir yıldı. Bir yıla sığdırılabilecek her şeyi sığdırmıştım sanki. Taşındım hem de öyle şehir değiştirmeli falan değil ülke değiştirmeli. Eşim işini değiştirdi, yeniden ev kurdum, borçlandım, annem hastalandı, babam hastalandı, eşimle beni sarsan bir kavga ettik, işe başladım, youtube'a bir kanal açtım. ama ben bu yıla bir de ölüm sığdırmak istemezdim.

Yarını yaşamaya korkuyorum artık. Uyanma isteğim yok, uyandığımda annemi mutsuz göreceğime neredeyse emin olduğum bir sabaha uyanmak istemiyorum. Bir de döneceğim, annemi burada bırakıp dönmek de çok yoruyor. Artık gitmek istiyor muyum, bilmiyorum. 

Yoruldum, bana zarar veren insanlar hakkında konuşmaktan yoruldum. Sadece güzel şeyler konuşmak istiyorum ya da susmak. İnsanların ikiyüzlülüğünü konuşmam ne onları ne beni değiştirecek. Belki inandığım şeyleri eksiltecek. Üniversitedeki insanlara duyduğum güvene dönmek istiyorum. Bir başkasının annesini de annem kadar sevebileceğime inandığım günler. Başka birini de kardeşim olarak görebileceğime inandığım günler. Artık içimde saf bir nefretin ve kinin olmadığı günler. Çok hırslıyım, yakasından tutup hesap sormak istediğim insanlar var. Ben size ne yaptım da bana düşman kesildiniz demek istediklerim. Birilerine tüm iyi niyetinizle davranıp arkanızdan konuşulduğunu bilmek ne kadar zor. 

Geleceğimi göremiyorum. Neler yapmak istediğimi bilemiyorum. Annemi daha fazla üzgün görmek istemiyorum. Birinin öldüğünü gördükten sonra değerini anlamak hiç istemiyorum. Ölüm düşmanımıza bile yakışmayacak derecede hiddetli. 

Dedemin ellerini tutmak isterdim. Çok küçükken onunla geçirdiğim zamanları hatırlıyorum. Ellerini tutuşumu bana her gün dondurma alışını. Neden sonra yanında sevgi ile oturmak yerine sadece ziyaret amaçlı gitmeye başladım yanına? Ne zaman başladı bu tam olarak? Bilmiyorum. Dedemi sevmeyi ne zaman bıraktım? Gerçekten sevmeyi?

Keşke hiç büyümeseydim. 

Keşke annemin beni teselli ettiği yaşlardan, annemi teselli ettiğim yaşlara gelmeseydim.

Sanki her dakika sevdiğim birini daha kaybetmem için ilerliyor. 

Çok yorgunum.