Tam bir haftadır evden çıkmıyorum. Birçok
sebebi var tabii; hava sıcak, okulu
bitirmem için staj defteri yazmam gerek, param suyunu çekti, uyuşukluk var
üzerimde, bir de DIŞARI ÇIKIP KİMİ GÖRECEĞİM ALLAH AŞKINA? Ben bu bloga nefret
kusmayı çok seviyorum. Çok okunmuyorum, o yüzden blogu okuyan haricindekiler
beni iyi biri zannediyor. Evrensel küme eksi bloğu okuyanlar :) Bu da benim yeni stilim. Artık bildiğim her
matematik, bilgisayar, biyoloji bilgisini cümlelerime serpiştiriyorum. Çünkü
HOCAM BUNU GERÇEK HAYATTA NEREDE KULLANACAĞIZ? Mesele geçen çay demlerken
integralle hacim hesapladım. Herkes haddini bilsin yani. Saçmalıyorum. Artık
insan sesine tahammülüm yok. Yine hayatımın, ALLAHIM 3 AY DAĞ EVİNDE YAŞASAM
KİMSESİZ, HUZUR İÇİNDE, DEFAULT AYARLARIMA GERİ DÖNERİM, bölümündeyim ve DAHA
SONRA HATIRLAT butonuna tıklamaktan anam ağladı.
Kendime arada SENİN DERDİN NE? sorusunu
yöneltiyorum. Bilmiyorum, gerçekten bilmiyorum. Birinin benim boğazımı
sıktığını hissediyorum sadece, işin kötüsü o biri benim. İnsanın kendi boğazına
sarılması mümkün mü? Sonra bir İsmet Özel şiiri okuyorum. Mataramda tuzlu su
var, başka da bir açıklaması yok.
Uzak nedir?
Kendinin bile ücrasında yaşayan benim için
gidecek yer ne kadar uzak olabilir?
Kendinin bile ücrasında yaşayan benim için
gidecek yer ne kadar uzak olabilir?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder