Öfkeliyim, epey öfkeli. Bugün ki öfkemi büyük egolarını küçük İngilizce kelimelerle kusan cahil insanlara atfediyorum. .Ön yargılarınızı kırarak başlayacağım, asla şu kafa yapısına sahip bir insan olmadım: "Ağğğğbi Batı kim ya, onlar Türkçe öğrensin keh keh ehe fehe" Böyle kör zihniyete sahip insanlara tiksinerek bakıyorum. Fakat asıl mesele bu değil benim için.
Dil bilmenin insan ufkunu açtığına inanmıyorum. Bir dili öğrenmeyi zorunlu kılmak insanlara işkence etmekten farksız ve insanların bunu "farkında" olmadan gönüllü kabullenişleri ise ironik. Küçük örnekler vererek başlayacağım. "Ecdadçılık" kavramına sığınmadan konuşacağım. Her zaman övünerek konuştuğumuz, geçmişe takılıp kalarak bir adım atamayışımızı bir kenara bırakırsak, Avrupa'daki bilimin temellerini atan İslam coğrafyasını adımız kadar iyi biliyoruz. Bununla birlikte Avrupa'da konuşulan dilin Arapça olmadığını, hatta istatistiklerde bile yer almadığını da çok iyi biliyoruz. Peki Avrupa ne yapmış? Çok enteresan ama TERCÜME. (bk. sayfa 9) Anlaşılan Batı, Doğu'nun yalnız iyi tarafını almış, oysa ki bu bizim fikrimizdi, tüh be!
Şimdi düşünelim şunu yapmak ne kadar zor olabilir? Literatürleri Türkçeye çevirerek, insanlara dayatılan "zorunlu kılınan" dil ile insanların vakit harcamalarına engel olmak... Tabii ki bu "şak" diye olacak bir şey değil ve tabii ki literatürü Türkçeye çevirmek hayat kurtarmayacak. Literatürün bir noktadan sonra siz olmanız gerekmektedir. İngilizcenin öğrenilmesi gerektiğine değil, bilim insanlarına, adaylarına bu tip şeyleri dayatılarak yapılmasına karşısındayım. İletişim için gerekli diyorsanız, ona da bir çözüm var, kardeşim sakin. Bu tip şeylerin çoğalacağını hepimiz biliyoruz, ama espri şu, onlar "simultane" yaparken biz İngilizce öğreniyor olacağız. "Hayır bu kadar vakit almıyor ki dil öğrenmek." diyenleri de pistten bir alalım lütfen, kime ve neye göre nasıl ve ne zaman kardeşim? Gerçek anlamda dil bilmedikleri için bir köşede sıkışıp kalan zeki insanların olduğunu biliyorum, tanıyorum, görüyorum. (Come onnnn guyss, of course this is not me! plsss )
Bir de bunun hastasıyım ben. İngilizce bilgisiyle egosunu konuşturup "Siz Türkler ne diyor?" modunda yaşayan insan-cık-lar. Ağır mı konuşuyorum, hayır siz alenen yüzümüze baka baka "İngilizce bilmemen senin kabiliyetsizliğin canım, söylediklerimi anlamak zorundasın."cılık yapıyorsunuz. Kimse sizin "flash disk" demenizi bile anlamak zorunda değil, Windows bile ona "Taşınabilir Aygıt" diyor, siz kimsiniz? Tabii TDK'nın bile ciddiye almadığı bir şeyi ben fazla ciddiye alıyor olabilirim. Ben sizden Smoothie yerine karsanbaç demenizi istemiyorum, sadece ne yaptığınızı benim söylememe gerek kalmadığını siz de biliyorsunuz.
Anyway, benim research etmem gerek birkaç konu var. So, by.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder