Değer görmediğinizi hissettiğinizde ne yapabilirsiniz ki? Bunun hesabını kimseye soramazsınız, kimseye bunu anlatamazsınız. Ne diyeceksiniz "Kimse bana değer vermiyor mu?"? Bu biraz ironik olur, sözlerinizi uzay boşluğuna gönderirsiniz yalnızca. Ya da "Neden bana değer vermiyorsun?" diyemezsin. Bu hiçbir şeyi değiştirmez. Kimse "Hakikaten he, dur birazcık anlam yükleyeyim şu kıza." demez. Belki ben abartıyorum. Belki benim beynim gerçekten çok basit çalışıyor. Çocuk gibiyim, her yarışta galip gelmek istiyorum. Mağlubiyet benim için kötü, anlamsız. Bazı şeylerin yerini değiştiremeyiz, baba babadır mesela, anne, eş, kardeş, evlat. Yerine koyabileceğiniz başka bir şey olmaz, olamaz. Sanki bu temeli oluşturan herkes, benim yerime koyacak daha iyi şeyler bulmuş gibi. Bir ideoloji belki, bir amaç, bir uğraş, bir hedef, bir hırs, para belki. Herkesin benden daha iyi sebepleri olduğuna inanıyorum. Kimseyi suçlayamam, ben de olsam, benim yerime başka bir şey koyardım. Daha faydalı, daha işe yarar, daha çok karşılık alabileceğim bir şey koyardım, ben haricinde her şey olabilir. Mağlubiyetlere dönmeliyim. Ya da bunu bir mağlubiyet olarak görmemeliyim. Bu bir yarış değil, herkesin anlam yüklediği şeyler farklı, bunlara takılmak anlamsız. Tüm bunların dışında durmak istiyorum, iyi bir sebebe ihtiyacım var. Artık kimseye "Ben hayatının neresindeyim?" diye bakmayacağım. Kimseye zeytin dalı uzatacak takatim yok, kimseden de bunu yapmasını beklemiyorum. Sözde kalıyor tüm söylediklerim. Kendimi önemsediğimi fark ettim. Bir gecede yaşadığım bir aydınlanma değil bu. Önemsiyorum, bu o kadar belli ki. İnsanların da bu kadar önemsemesini bekliyorum. Neden? İnsan düşünmeden edemiyor, beni kaybetseler bu bir kayıp olur mu? Ne kadar üzülürler, kaç kişi üzülür? Hayatına dokunabildiğim kaç kişi var? Bu sorulara cevap vermekten korkuyorum. İkili seçenekler sunmaktan bile korkuyorum. Babama ben mi yoksa x ideolojin mi? diye sormaya bile korkuyorum. Biliyorum alacağım cevaplar ya yalan ya da gerçeği duymak canımı acıtacak. Kimsenin hayatına dokunabildiğim yok, birkaç akrabalık bağım var. Belki biraz içgüdülerden kaynaklı birkaç gözyaşı. Pek uzun süreceğini sanmıyorum. Bunları düşünmeyi bırakmalıyım, biliyorum. Esnaf gibi davranıyorum, her şeyin bir karşılığı olsun istiyorum, ticaret değil ki bu. Gerçek yalnızlık bu mu acaba?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder