+Kendinizi üç kelime ile tanımlar mısınız?
-...
Üç kelime seçmem gerek, öyleyse düşünelim.
İlk olarak tercih etmem gereken bir durum var, gerçekten kendimi mi
tanımlayacağım yoksa karşımdakini memnun edecek üç kelime ile -mış gibi mi
yapacağım? Bak şimdi düşününce bir ihtimal daha var, o da ... Şşş tamam kızım
bunun sırası değil.
"Acaba tanımaya değil tanımlamaya
odaklanma sebebiniz nedir?" diye sorsam çok mu konunun dışına çıkmış
olurum. Sonuçta edebiyat programında da değiliz. Aklımdakileri bir odaya
hapsedip, gerçeklere dönelim. Özelliklerimi düşüneyim; biraz sakarım. Geçen gün
ayağıma kavanoz düşürüp kırmış, eşarbımı ütülerken yakmıştım. Elimden öyle çok
iş gelmez, arada tariflerini karıştırdığım yemekler yaparım, bilgisayar
mühendisliğinden mezun olmak üzereyim, mühendis olduğumu iddia eden bir güruh
var. Sevdiklerimden çok gol yedim, babamın ifadesiyle 90+3'te 90'a çaktılar.
Ülkede sağ bek yok be kardeşim. Dııııt! Konu dışı! Seni soruyorlar Esracım,
babanın özlü sözlerini değil. Biraz sorumsuzum, yok yahu, elimde olsa ömrümün
ertele butonuna bile basardım, lakin durum buna müsait değil, ben bayağı
sorumsuzmuşum. Dürüst müyüm? Kimin umrundaysa, zaten insanlar yalanlarla mutlu
değil mi? Öhh be, nefsini temize çıkarma bari, neyse yalan söylediğim de
olmuştur ne yazık ki. Düzenli... Değil. Yok yahu, son zamanlarda düzenliyim
biraz. En azından kıyafetlerimi dolaba fırlatmıyorum son iki senedir. Picasso
tablosuna benzer bir karışıklığı seviyordum aslında, fakat okula yetişmeye
çalışırken o kaosla uyumu yakalamak zor oluyordu. Yetişmek demişken, tabii ki
zamanında ulaştığım bir iki yer yok değil. Tüm bunlardan anlaşılabileceği gibi
biraz pesimistlik de var.
Tamam şimdi eldeki verileri toparlayalım.
Aslında ben de epeydir kendimi tanımaya çalışıyorum. Bir eylül akşamı demiştim
kendim için. Eylül akşamları güzeldir, bazen yağmurlu, beklendik bir yağmurdur
bu. Bazen soğuk ve rüzgarlı. Ne zaman çiseleyeceğini ne zaman dineceğini
bilirsiniz, en azından bir şemsiyeniz vardır tedbiren. İşte öyle değilmiş.
Nisan yağmuruymuş benimkisi. Ne zaman sizi sırılsıklam edeceği bilinmeyen her
şeyin bir anda oluverdiği bir yağmur. Benim hayatım düpedüz böyle, ben de
tabii. Bir an sırılsıklam oluyorum, aniden tüm bulutlar çekiliyor mis gibi bir
toprak kokusu yayılıyor etrafıma. Bazen şehrin ortasında yakalıyor, toprak kokusundan
ziyade şehir insanlarının nefret söylemleri, lanetleri sarıyor dört bir yanı.
Ama olsun Eylülün dinginliğine sahip olamayıp benimsemektense, Nisanın
gerçekliğinde kaybolurum.
Üç kelimeydi değil mi? - Bir
nisan yağmuru.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder