8 Kasım 2016 Salı

+Kendinizi üç kelime ile tanımlar mısınız?
-...

Üç kelime seçmem gerek, öyleyse düşünelim. İlk olarak tercih etmem gereken bir durum var, gerçekten kendimi mi tanımlayacağım yoksa karşımdakini memnun edecek üç kelime ile -mış gibi mi yapacağım? Bak şimdi düşününce bir ihtimal daha var, o da ... Şşş tamam kızım bunun sırası değil.

        "Acaba tanımaya değil tanımlamaya odaklanma sebebiniz nedir?" diye sorsam çok mu konunun dışına çıkmış olurum. Sonuçta edebiyat programında da değiliz. Aklımdakileri bir odaya hapsedip, gerçeklere dönelim. Özelliklerimi düşüneyim; biraz sakarım. Geçen gün ayağıma kavanoz düşürüp kırmış, eşarbımı ütülerken yakmıştım. Elimden öyle çok iş gelmez, arada tariflerini karıştırdığım yemekler yaparım, bilgisayar mühendisliğinden mezun olmak üzereyim, mühendis olduğumu iddia eden bir güruh var. Sevdiklerimden çok gol yedim, babamın ifadesiyle 90+3'te 90'a çaktılar. Ülkede sağ bek yok be kardeşim. Dııııt! Konu dışı! Seni soruyorlar Esracım, babanın özlü sözlerini değil. Biraz sorumsuzum, yok yahu, elimde olsa ömrümün ertele butonuna bile basardım, lakin durum buna müsait değil, ben bayağı sorumsuzmuşum. Dürüst müyüm? Kimin umrundaysa, zaten insanlar yalanlarla mutlu değil mi? Öhh be, nefsini temize çıkarma bari, neyse yalan söylediğim de olmuştur ne yazık ki. Düzenli... Değil. Yok yahu, son zamanlarda düzenliyim biraz. En azından kıyafetlerimi dolaba fırlatmıyorum son iki senedir. Picasso tablosuna benzer bir karışıklığı seviyordum aslında, fakat okula yetişmeye çalışırken o kaosla uyumu yakalamak zor oluyordu. Yetişmek demişken, tabii ki zamanında ulaştığım bir iki yer yok değil. Tüm bunlardan anlaşılabileceği gibi biraz pesimistlik de var.

        Tamam şimdi eldeki verileri toparlayalım. Aslında ben de epeydir kendimi tanımaya çalışıyorum. Bir eylül akşamı demiştim kendim için. Eylül akşamları güzeldir, bazen yağmurlu, beklendik bir yağmurdur bu. Bazen soğuk ve rüzgarlı. Ne zaman çiseleyeceğini ne zaman dineceğini bilirsiniz, en azından bir şemsiyeniz vardır tedbiren. İşte öyle değilmiş. Nisan yağmuruymuş benimkisi. Ne zaman sizi sırılsıklam edeceği bilinmeyen her şeyin bir anda oluverdiği bir yağmur. Benim hayatım düpedüz böyle, ben de tabii. Bir an sırılsıklam oluyorum, aniden tüm bulutlar çekiliyor mis gibi bir toprak kokusu yayılıyor etrafıma. Bazen şehrin ortasında yakalıyor, toprak kokusundan ziyade şehir insanlarının nefret söylemleri, lanetleri sarıyor dört bir yanı. Ama olsun Eylülün dinginliğine sahip olamayıp benimsemektense, Nisanın gerçekliğinde kaybolurum. 

        Üç kelimeydi değil mi?    - Bir nisan yağmuru. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder