"Borsaya ve Amerika'ya çok
erkenden eyvallah dedik. Oysa ben dinçtim yasak kitapların arasında. Karantinaya
alınmamıştım daha insanlar ürkmesin diye. Şaşırmamıştım daha nefsimin
sınırlarının olmadığına. Ayakkabımı bağlamak için en uygun yeri arıyordum,
dakikalarca yürüdüğüm sokaktaki kalabalık rahat yürüsün diye.Akademik bir
başarının dava arkadaşından daha büyük olmadığı zamanlardı.Bir şeyler
karalıyorum belki senden de bahsederim. Buna da ceza yazsın zabıtalar. Aynı
coğrafyada mıyız? Yozgat mitolojosinden bahsetmeliyiz belki, bilmiyorum. Ancak
yastığın yanakta bıraktığı desenleri hatırlarım hala. Bu halde bizi görmemeliydi
dünya. Çok tıklanan bir site almamalıydı elimizden kuka tesbihi. Ve biz
menekşeler ekmeliydik köyümüze. Eski 403 lere hayrandım ben mesela. Kames
topların kames olduğu zamanlara. Her "hayırlısı olsun" deyişimizde hep
aleyhimize karar çıktı. Hayrolan şeyler bizim lehimize idi ama. Mecalim yok
şimdi harfleri yormaya. Elbette güneşin suskunluk salgıladığı yalandır. Ve
elbette kadir-i mutlaktır, yalan söyleyerek kendi enerjisini üreten bir çağı
helak etmeyen Allah. Çok iyi gecelerle ahbaplık ettim. Hepsi delikanlı
adamlardı. Uykuyla ziyan edecek kadar delirmediğimiz gecelerdi. Ve aynı
coğrafyadaydık. Kelime oyunlu tabelası olan bir tuhafiyenin önünde bekliyordum.
Küçükken babamın izin vermediği sevinçleri kas yapmıştım koluma. Sağa sola
yumruk atıyordum ama gene de bir vahiy gelmiyordu. Eşşek kadar herifler
ağlıyordu kadınların önünde. Soğukkanlı bir harekettim işte uzatmalara giden
maçta. Neden rüyalar ayıp değildir? Neden her sabah ötmek zorunda gerizekalı
kuşlar? İsrail mallarını boykot etmediğim için mi tüm bu başıma gelenler?
Şekerin suda nasıl çözüldüğünü kimyadan önce de biliyorduk. Sadece onlar isim
koydu, biz de tasdik ettik. Sonra her şeye isim vermeye başladılar. Hiç
ölmeyecekmiş gibi isim veriyorlardı. Kaçırılan çerçiler, arnavutlar, çingeneler
hepsi bir utançtı gönlün zekatı için. Aynı coğrafyada idik ve kafamız basmıyordu
para pul işlerine, salak ve güzeldik."
Ezberlememe ramak kalan bir yazıdır. Dinlemek de okumak kadar güzel...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder